Tahvil Fonlarına Talep Artıyor: Para Piyasası Fonlarında Sınırlı Getiri
Son iki haftada jeopolitik risklerin yumuşaması, siyasi belirsizliklerin ötelenmesi ve TCMB’nin Temmuz ayında faiz indirimi için alan açabileceğine yönelik olumlu beklentiler, tahvil faizlerinde düşüşe ve buna bağlı olarak borçlanma araçlarına yönelik ilginin artmasına neden oldu.
Her ne kadar para piyasası fonları, portföylerinde zorunlu olarak tuttukları devlet iç borçlanma senetleri (DİBS) sayesinde sınırlı da olsa değer artışlarından faydalanmış olsalar da, gecelik faiz oranlarının %49 seviyesinden %45-47 bandına gerilemesi nominal getirilerde düşüş yarattı.
Faiz İndirimi Beklentisi Tahvilleri Parlatıyor
Faiz indirimi sürecinin başlayabileceğine dair sinyallerin güçlenmesi, tahvil faizlerinde düşüşü beraberinde getirerek borçlanma araçlarının cazibesini artırdı. Son 2 haftada borçlanma araçları fonlarının toplam büyüklüğü %8 artarak yaklaşık 10 milyar TL yükseldi. Buna karşın, para piyasası fonları, yaklaşık %2 getiri sağlamalarına rağmen, aynı dönemde hacim olarak sabit kaldı.
TCMB’nin Temmuz ayında 350-500 baz puanlık bir faiz indiriminin fiyatlanmasıyla birlikte, 2 yıllık tahvil faizleri %44 seviyesinden %39,7’ye kadar düştü. Uzun vadeli tahvillerde de 3 puanlık düşüş gerçekleşti. Bu, faiz indiriminin tahvil değerlerine güçlü şekilde yansıdığına işaret ediyor.
Mart ayı öncesinde repo faizinin %42,5 olduğu ortamda 2 yıllık tahvil faizleri %37’ye kadar inmişti. Bu durum, 350 baz puanı aşan bir indirim senaryosunda tahvil getirilerinin hâlen cazip kalabileceğini düşündürüyor.
Tahvillerde Değerleme Getirisi PPF’leri Solladı
Tahvil faizlerindeki gerileme, borçlanma araçları fonlarına değerleme kaynaklı yüksek getiri sağladı. Son 2 haftalık dönemde, bu fonların getirisi para piyasası fonlarının ortalamasının %45 üzerine çıktı. Özellikle uzun vadeli tahvil ağırlıklı fonlar, faiz değişimlerine duyarlılıkları nedeniyle PPF’lerin getirilerini 2’ye katladı.
Haziran ayı verilerine göre, yurt içi yatırım araçları içinde en yüksek reel getiri DİBS’lerde görüldü.
Not: Faiz oranı ile tahvil fiyatı arasında ters yönlü ilişki vardır. Faiz düştükçe tahvilin değeri artar; faiz yükselirse tahvilin değeri azalır. Bu nedenle faiz indirimi beklentisi, tahvil portföylerinin prim yapmasına neden olur.
PPF’ler Gözden Düşüyor mu?
Faizlerdeki gerileme, para piyasası fonlarının nominal getirisini azaltmış olsa da, reel getiri açısından hâlen pozitif bir tablo sunuluyor. TCMB’nin yıl sonu enflasyon hedefi %24 seviyesindeyken, piyasa beklentisi %30 civarında. Bu da aylık yaklaşık %1 enflasyon anlamına geliyor.
PPF’lerin aylık getirisi ortalama %3,5 civarında seyrediyor. Haziran ayında enflasyon %1,37 olarak gerçekleştiği düşünüldüğünde, PPF’ler dezenflasyon sürecinde hâlen anlamlı reel getiri potansiyeline sahip.
Son 2 Haftanın En Çok Kazandıran Borçlanma Araçları Fonları
| Fon Kodu | Fon Adı | 2 Haftalık Getiri |
|---|---|---|
| FIT | Fiba Portföy Borçlanma Araçları (TL) Fonu | %6,06 |
| TBT | TEB Portföy Borçlanma Araçları Fonu | %5,72 |
| OBI | Oyak Portföy İkinci Borçlanma Araçları (TL) Fonu | %5,33 |
| GUV | Garanti Portföy Uzun Vadeli Borçlanma Araçları Fonu | %5,14 |
| DUV | Deniz Portföy Uzun Vadeli Borçlanma Araçları Fonu | %5,10 |
| YVB | Yapı Kredi Portföy Uzun Vadeli Borçlanma Araçları Fonu | %5,08 |
| AK2 | Ak Portföy Uzun Vadeli Borçlanma Araçları Fonu | %5,02 |
| FI3 | QNB Portföy Borçlanma Araçları Fonu | %4,64 |
| RBB | Re-Pie Portföy Birinci Borçlanma Araçları (TL) Fonu | %4,16 |
| HST | HSBC Portföy Borçlanma Araçları (TL) Fonu | %4,06 |


