Fed, politika faizini piyasa beklentileriyle uyumlu biçimde %3,50 – %3,75 aralığında sabit bıraktı. Karar sürpriz yaratmazken, asıl odak noktası karar metnindeki ton değişimi ve Powell’ın söylemleri oldu.
Son projeksiyonlarda 2026 için yalnızca bir faiz indirimi öngörülmesi, güçlü ABD ekonomisi ve kalıcı enflasyon baskıları nedeniyle mart ayında beklenen indirimin haziran sonrasına ötelenebileceğini zaten işaret ediyordu.
Bu nedenle piyasalar, kararın kendisinden çok Fed Başkanı Powell’ın siyasi baskılar ve para politikası bağımsızlığına dair vereceği mesajlara odaklandı. Powell, TSİ 22.30’da kameralar karşısına çıktı.
Karar Metninde Ne Değişti?
Fed’in metnindeki revizyonlar, ekonomik görünüme dair daha temkinli ama kontrollü bir duruşa işaret ediyor.
Büyüme hâlâ pozitif olmakla birlikte ivme kaybı dikkat çekiyor. “Ilımlı” vurgusunun güçlenmesi, Fed’in ekonomik aktivitedeki yavaşlamayı artık daha net kabul ettiğini gösteriyor.
İstihdam cephesinde ise yeni iş yaratma hızının zayıf seyrettiğinin özellikle belirtilmesi ve işsizlik oranının “dengeye oturduğuna” dair ifadeler, işgücü piyasasında soğumanın Fed tarafından resmileştirildiğini düşündürüyor.
Enflasyon için kullanılan dil de önemli ölçüde yumuşadı. Yılın ilk döneminde yükselişten bahsedilse de mevcut durumun sadece “bir miktar yüksek” olarak tanımlanması, fiyat baskılarının kontrol altına alınmaya başladığı algısını güçlendiriyor. Bu tablo, sert bir makro bozulmadan ziyade yumuşak geçiş senaryosuna daha yakın duruyor.
Risk Algısında Ton Değişimi
Metnin orta bölümünde yapılan sadeleştirmeler, Fed’in risk algısındaki değişimi açıkça ortaya koyuyor. Daha önce vurgulanan istihdama yönelik aşağı yönlü risklerin tamamen metinden çıkarılması, ekonomik yavaşlamanın artık bir kriz başlığı altında görülmediğine işaret ediyor.
Belirsizlik vurgusu korunmakla birlikte, dilin daha dengeli hale gelmesi; para politikasında ani yön değişimlerinden çok veriye dayalı ve kademeli adımların öne çıkacağını düşündürüyor. Bu da piyasalar açısından sert fiyatlamalardan ziyade dalgalı ama daha okunabilir bir sürece işaret ediyor.
Likidite ve rezervlere ilişkin paragrafın tamamen çıkarılması da dikkat çekici. Fed, finansal sistemde acil bir stres görmediğini ve bilanço tarafında yeni bir müdahale ihtiyacı duymadığını net şekilde ima ediyor.
Oy dağılımındaki farklılaşma ise Fed içinde artık “faiz indirimi olacak mı?” sorusundan çok, “hangi hızda ve ne ölçüde olacak?” tartışmasına geçildiğini düşündürüyor.
Powell’ın Mesajları: Ekonomi Ön Planda, Politika Dışarıda
Powell’ın basın toplantısındaki ton, Fed’in bağımsızlık vurgusunu özellikle güçlendirdi.
ABD ekonomisinin 2026’ya güçlü bir zeminle girdiğini vurgulayan Powell, istihdamın zayıf seyrine rağmen işsizlik oranında istikrar sinyalleri aldıklarını belirtti. Enflasyonun yüksek kalmaya devam ettiğini kabul etse de kısa vadeli beklentilerde düşüş yaşandığını söyledi.
Tarifelerin özellikle ürün enflasyonu üzerinde etkili olduğunu ifade eden Powell, bu etkinin geçici olacağı görüşünü yineledi. Hizmet tarafında ise kademeli bir dezenflasyon izlendiğini belirtti.
Eylül ayından bu yana toplam 75 baz puanlık faiz indiriminin ardından, mevcut politikanın tarife etkileri azaldıkça işgücü piyasasını normalleştireceğini ve enflasyonu aşağı yönlü destekleyeceğini ifade etti.
Faiz artışının bir sonraki adım olmasının komitede hiç kimsenin temel senaryosu olmadığını özellikle vurgulayan Powell, kararların toplantıdan toplantıya ve tamamen verilere bağlı şekilde alınmaya devam edeceğini yineledi.
Siyasi gündeme net bir mesafe koyan Powell, Fed’in tarafsızlığına ve kurumsal bağımsızlığına yönelik taahhüdün çok güçlü olduğunu söyledi. Dolar, altın ve gümüş fiyatlarına dair yorum yapmaktan kaçınması da bu duruşun bir yansıması oldu.


