Türkiye–ABD–Rusya ekseninde uzun süredir çözümsüz kalan S-400 başlığı, son dönemde yeniden gündemin üst sıralarına taşınmış durumda. Ankara’nın sistemi tamamen devre dışı bırakmaya yönelik bir seçeneği değerlendirdiğine dair tartışmalar, konunun yalnızca savunma politikalarıyla sınırlı olmadığını gösteriyor.
Bu başlık; Türkiye’nin Batı ile ilişkilerinin seyri, jeopolitik risk algısı ve finansal piyasalar açısından önemli bir kırılma potansiyeli taşıyor. Özellikle savunma sanayii şirketleri, ülke risk primi ve sektör bazlı değerlemeler üzerinde yaratabileceği etkiler yakından izleniyor.
Bu çalışmada, S-400 sürecine ilişkin son gelişmelerin savunma sanayii ekosistemi üzerindeki yansımalarını; jeopolitik risk, finansal piyasalar ve sektörel fiyatlama dinamikleri çerçevesinde, farklı senaryolar üzerinden değerlendiriyoruz.


